Sunday, June 24, 2007

pencereler açık

Hava acayip sıcak. Herkes aynı şeyi sölüyor sürekli, "çok sıcak".

Gündüz kötü. İnsan aptallaşıyor, tansiyonu çıkıyor(benim çıktı geçenlerde, hayatımda ilk kez tansiyonum da çıkmış oldu böylece), başına ağrılar giriyor, bir şeyler düşünmeye çalışıyor ama bacak bacağına attığında diz kapaklarından akan ter ya da alnından burnuna damlayan bir ter damlası sürekli düşünceyi engelliyor. Bir de koltuk altı durumu var. Sürekli terli olmak ve eve gidip üstünü değiştiremediğin için o ıslaklık ve koku ile yaşama hali.

Gece. Nedense yaz gecelerinde hep "Çöl'de Çay" filminde gibi hissediyorum kendimi. Filmi izlemeden de kendimi o filmde hissederdim, izleyince o muhteşem çığlık sahnesi de eklendi belleğime. Her neyse...

Ne demiştim. Gece. Yaz gecesi. Bir yaz gecesi rüyası. Benim yaz gecesi gördüğüm rüyalar da fena oluyor. Ama anlatacağım şey rüya ile ilgili değil.

Bütün pencerelerim açık. Beş metre ötedeki apartmanın tam benim odama karşılık gelen pencereleri de. İçerde pek enterasan bir şey olmuyor. Dev ekran bir televizyon var, onun ekranından cama maç, paparazzi, yarışma ve dizi görüntüleri yansıyor. Onun üst katını da oturduğum yerden görebiliyorum ama onun ki kapalı ne yazık ki. Gündüzleri açıyor o penceresini. Saksafon çalıyor. Başkurt Sokak'ta New York'ta gibi hissetmemizi sağlıyor. Sağ olsun.

Kanserdi adam. Öldü. Ambulans sesleri. Bir kadın bağırıyor. Yoldan çekilsenize, yolu kapamaya ne hakkınız var. Cenaze var, cenaze. Bir adam ölmüş. Bizim mahallemizde. Adamı görmedim. Belki de görmüşümdür daha önce. Bilmiyorum. Sesleri duyuyorum. Cenaze var diyen adam birileri ile konuşuyor hala.

Mesela içim burkuluyor. Yolu açın diyen kadına kızıyorum. Olaya müdahil olmuyorum. Bir şey de yapmıyorum. Ama içimi burkup, kızıyorum. Burcu " biri daha gitti" dedi. Serdar'ın dediği gibi içinde yaşlı bir hanfendi var kızın. Dans eden kızın hemen yanında. İkisi hep çarpışıyor. Ben de ikisinin tam ortasında Burcu ile muhabbet ediyorum. Ne dansetmeye gidiyoruz; ne konkene, çaya.

Yazın pencereler açık. Sıcak iklimlerde pencereler hep açık. Soğuk iklimlerde pencereler hep kapalı. Mesafe önemli. Pencereler açık ama evler birbirlerinden uzak olabilir. Pencereler kapalı, evler yakın olabilir. Evde klima olabilir.

Doğulu olmak. Batılı olmak. Pencereleri açmak. Kapamak. Klima taktırmak.

Bunlar geldi aklıma pencereyi açınca.


İyi Geceler Sevgili Günlük. (Küçükken günlüklerime isim takardım)

No comments: