Bu kızlar kimin malı?
'Persepolis' filmindeki küçük kız sonunda kendine bir özgürlük alanı yaratabiliyordu, ya bizimkiler?..Ya, ergenler ve genç kızlar ne olacak? Daha çocukken yaşıtlarına göre katmerli bir şekilde ve kafadan kadınlaşmak ağır gelmeyecek mi onlara?
03/02/2008 (1305 defa okundu)
AYLİN SUNAM (Arşivi)Üzerine bir cinsel kimliğin yapışması ne fena. Rahat rahat koşup oynarken, mahalledeki kızlı, erkekli oyunlara katılırken, ağaca tırmanırken, yan bahçeden meyva çalarken çocuksun. Sonra ilk kan geliyor senden. "Genç kız oldun sen" diyor annen. "Bundan sonra dikkatli oturup kalkmalısın". "Erkeklerle arana mesafe koymalısın". Meme uçların belirgenleştiği zaman daha da fena. "Allah memeleri çıkmış" diye gülen teyzeler, elleyen akrabalar. Annen gider, hemen en ufak boyundan bir sütyen alır. Artık kaburga kemiklerinin üstünde bir bez parçası ile yeni bir yaşam başlar. Rahat edemezsin.
Birdenbire yeni bir kimliğin egemenliğine girmek, birdenbire henüz olmadığın bir şeye dönüştürülmek ne gıcık bir durum. "Bu ben değilim demek" istiyorsun ama zamanla bir bakıyorsun ki, onların kalıplarıyla şekillenen aynadaki suretini zamanla kendin olarak kabul etmeye çoktan alışmışsın.
Tüm baskılara rağmen ergenlik ve gençlik dönemlerinde bir kaçış yolu bulmak mümkün. Altkültürlerin giyim şekilleri alışılagelmiş kadın ve erkek görsel kodlarını kırmaya; toplumsal kalıpların dışında bir görüntü yaratarak öncelikle kadın olarak kodlanmamaya yardımcı olabiliyor. 90'larda metalciler, rockcılar, grungelar vardı. 2000'lerde hiphopcular... Türban takanlar da bir altkültür oluşturuyor mu diye düşünüyorum. altkültür olması için toplumun onayladığı bir biçim, şekil olmaması lazım. Ama artık türban anayasadan geçti. Eğitim hakkının engellenmemesi adına artık her yaş grubundaki öğrenci, adına ister başörtüsü diyelim, ister türban diyelim saçlarını göstermeyen bir örtü ile eğitim kurumlarında var olabilecek. Türban artık bir altkültüre ait görsel kod değil.
Dine göre örtünmenin altında yatan sebep kadınların toplum hayatında rahatsız edilmesini önlemek ve rahat hareket etmelerini sağlamak. Peki türban takan ergenler, genç kızlar ve kadınlar rahat ediyorlar mı, rahatsız edilmiyorlar mı? Başkalarının rahatsız etmesini bir kenara bırakırsak, kendileri belli bir kalıbın içinde yer almaktan rahatsız olmuyorlar mı? Görsel kod olarak başörtüsünün anlamı bu kadar aleni iken, dişileri erkeklerden koruma amaçlı bir örtü olarak kullanıldığı bilinirken, başörtüsü kullanan kadınlar kendilerini daha dişi, daha kadın, daha korunası görmüyorlar mı? Kadınların korunmaya ihtiyacı varsa, bu korunmaya ihtiyacı olan insanlar erkeklerin gözünde daha bir ceylan, daha bir dişi olmuyorlar mı?
Reşit yaşta olup kendini bu sınıfa dahil etmek isteyen, peruk, vb. gibi saçma sapan aksesuarlar takmak yerine başörtüsünü takarak inançlarını yaşamak isteyen ve böylece kendini erkeklerden korumak isteyen 18 yaş üstü kadınlara sözüm yok. Ya ergenler ve genç kızlar ne olacak? Türban kafada bir üst kimlik iken, başka bir alt kimlikle özdeşleşip özgürlük alanı bulabilecekler mi Persepolis'teki kız gibi? Ya da kaç tanesi? Daha çocukken yaşıtlarına göre katmerli bir şekilde ve kafadan kadınlaşmak ağır gelmeyecek mi onlara?
Şu anda yasa sadece üniversite öğrencileri için geçerli olacak gibi görünüyor. Ama eğitim hakkı başlığı altında genç kızlara da başörtüsü ile ortaokula, liseye gitme hakkı tanınırsa, bu kızlar mı karar verecek örtünmeye, özgür iradeleri ile mi kalıba sokacaklar kendilerini? Kimin malı sayılacak bu kızlar? Ailenin mi? Devletin mi?
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment